ANASAYFA| TRABZON TEMSİLCİSİ |
mahkum etmemize gerek yok" dedi.
Erdoğan, makam sahiplerine düşen görevin makamdan güç almak değil makamı güçlü kılmak olduğunu vurgulayarak, bu ülkenin makamlarını, koltuklarını güçlü kılacak insanlara ihtiyacı olduğunu, kendilerinin dertlerinin bu olduğunu sözlerine ekledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri sık sık alkışlarla kesildi.
Gerçeker ne demişti?
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker YARSAV panelinde, "Yürütme, yargıyı kuşatma altına almak istiyor. Demokratik sisteme en büyük kötülük, yargı bağımsızlığının geri götürülmesidir" demişti.
"Hadi seçime deseniz kaçarlar"
- "Herhangi bir konuyu millete götürme konusunda acayip korkuyorlar. Çünkü ne olacağının farkındalar. Daha ne yapılacağı, ne tür değişiklik yapılacağı belli değilken, daha çalışmanın mahiyeti ortada değil, kökten reddediyorlar."
- "Söyledikleri ne, daha birşey yok ortada, belli değil, 'Anayasa Mahkemesi'ne gideriz' diyorlar. Hani ya siz uzlaşmacıydınız, hani uzlaşmadan yanaydınız."
- "Erken seçime gidelim. İnanın, 'Hadi seçime gidelim' deseniz, bin dereden su getirip, kaçacak delik arayacaklar, bu kadar açık konuşuyorum. Bunlarınki sadece blöf, bunlar kendilerini inkar etmekle kalmıyorlar, halkı da inkar ediyorlar, milleti de inkar ediyorlar."
- "22 Temmuz öncesinde millet iradesini hiçe sayan, millete 'Bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam' diyen bir parti vardı, bugün sayının ikiye çıktığını büyük bir üzüntüyle görüyoruz."
"Bu Meclis anayasa yapamaz demek..."
- "Biz hükümet olarak 7.5 yıl boyunca bu anlayışla hareket ettik. 11 bin 373 kilometre bölünmüş yol yaparken, demokrasinin, hukukun, milli iradenin, hak ve özgürlüklerin de sağlıklı şekilde ilerleyebileceği yollar inşa etmenin mücadelesini verdik. Demokrasi zenginleşmezse, demokrasi gelişmezse, ekonomi zenginleşmez, vatandaş zenginleşemez dedik ve hem demokrasiyi, hem de ekonomiyi aynı anda zenginleştirmenin, güçlendirmenin mücadelesini verdik. Ak Parti iktidarı döneminde cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi dalgalarına şahit oluyoruz. Vesayetçi anlayışlar, statükocu yaklaşımlar bir bir kırılıyor. Şuanda da ibretlik bir tartışma yürütülüyor. Açıkçası ilk kez yaşadığımız bir tartışma değil. Ne diyorlar, 'Profesörün oyuyla çobanın oyu bir olamaz' dediler. Demokrasi kavramına işlerine geldiği gibi yorumlar ürettiler. Milli egemenlik kavramını işlerine geldiği gibi sündürdüler. 'Anayasayı değiştiremezsiniz' dediler, çok daha ileri gittiler, 'Cumhurbaşkanı seçemezsiniz' dediler. Şuanda bu aynı hastalıklı tavır bir kez daha nüksetti. 'bu meclis anayasa yapamaz, reform yapamaz' diyorlar. Allah aşkına bir siyasetçi bunu nasıl söyler. Halkın oyuyla seçilmiş, halkın tercihiyle oraya gelmiş, üzerinde milletin emanetini, milletin yetkisini, milletin vesayetini taşıyan birisi bunu söyleyebilir mi, bunu savunabilir mi? Arkasında 'Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir' yazacak bir parlamento ve o parlamentonun mensubu bunu savunacak. 'Bu meclis anayasa yapamaz' demek, kendini inkar değil de nedir?"
"Bu zihniyet çağdışıdır"
- "Ya şu muhalefet manzarasına bakar mısınız, 'Yasa yapma, Anayasa Mahkemesi'ne giderim, iptal ettiririm', bunu neye göre söylüyorsun? 'Anayasa yapma, uzlaşmam, destek vermem, Anayasa Mahkemesi'ne götürürüm, referandum yapma, reforma yapma' peki ne yapalım? Erken seçime gidelim. İnanın, 'Hadi seçime gidelim' deseniz, bin dereden su getirip, kaçacak delik arayacaklar, bu kadar açık konuşuyorum. Bunlarınki sadece blöf, bunlar kendilerini inkar etmekle kalmıyorlar, halkı da inkar ediyorlar, milleti de inkar ediyorlar. Oy çokluğu, milli irade değilmiş. Şimdi son zamanlarda bazı medyadaki temsilcileri çıkıp konuşuyorlar. Diyorlar ki, 'Millet yüzde yüz bir konuda ittifak etse bile bunun bir anlamı yok'. Ne zaman anlamı var? Şimdi yüksek mahkeme toplanacak, 5'e karşı 6 oyla siysi partileri kapatabilecek, kapılarına kilit vurabilecek, ama bu milletin referandumda söyleyeceği söz bir anlam ifade etmeyecek. Ne oldu? Hani egemenlik kayıtsız, şartsız milletindi, hani Gazi Mustafa Kemal Atatürk böyle demişti, noldu? Hani Anayasamızın değiştirilemez başlığı buydu, noldu? Türkiye Millet Meclisi'nin yarıdan fazlası hatta 4'te 3'ü, 3'te 2'sini gördük biliyorsunuz, bir konuda ittifak edecek, bu bir anlam ifade etmeyecek, ama öbür tarafta atanmışların oyları veya bir kişinin dudak arası veya 11'in 6'da 5'i noktasında bu ülkenin kaderini değiştirecek ve bunun adı da demokrasi olacak ve bunun adı hakimiyet-i milliye olacak. Bu zihniyet çağdışıdır."
"Hakem millettir"
- "Bu çağdışı zihniyet 3 Kasım'da da, 22 Temmuz'da da milletten gereken cevabı almıştır. Bakın ben çıkıyorum diyorum ki, 'Millet ne derse o olur, gelin bu milletin engin ferasetine başvuralım, sonuç olumlu da çıksa, olumsuz da çıksa, benim millet önünde boynum kıldan incedir' diyorum. Bir siyasetçiye düşen, demokratik zeminde siyaset yapanlara da düşen işte aynen bunu söylemektir. 22 Temmuz öncesinde millet iradesini hiçe sayan, millete 'Bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam' diyen bir parti vardı, bugün sayının ikiye çıktığını büyük bir üzüntüyle görüyoruz. Bizim dönemimize kadar Türkiye'de ortalama hükümet etme süresi, dikkat ediniz, 16 ay, şuanda seçimlere 17 ay var ve tutturmuşlar 'Bu meclis anayasa yapamaz' diye. Her siyasi partinin hedefi iktidar olmaktır. Bunların iktidar olmak gibi bir hedefleri, böyle bir gayeleri, böyle bir çabaları yok. İktidar hedefi olmayanların ülkenin bekasına ilişkin pozitif bir düşünce ortaya koymaları imkansızdır. Yaşananlar apaçık bir demokrasi sınavıdır, samimiyet sınavıdır. Bu süreçte koparılan fırtınanın tek sebebi antidemokratik anlayışların, vesayetçi anlayışların bir bir yıkılmasıdır. Meclisin iradesini küçümseyenlerin de yasamanın yetkilerini budamak isteyenlerin de, yürütmenin yetkilerini gasp etmek isteyenlerin de tek bir hazımsızlığı var, o da milletin egemenliğidir, milletin iradesidir, milletin tercihleridir. Sanmayın ki, bunlar sadece Ak Parti Hükümeti'ne, Ak Parti'nin çoğunlukta olduğu bir meclise böyle engelleyici, böyle küçümseyici bir tutum içindeler. Bunların tahammülsüzlüğü milletin ta kendisidir. Biz çok açık söylüyoruz, hakem millettir. Herkes milletin hakemliğine inanacak, herkes milletin hakimiyetine inanacak. Bu ülkenin siyasetçileri de, kurumları da meşruiyetlerini milletten alırlar ve bundan sonra da yegane karar mercii millet olacaktır."
CNNTürk
Dosta Düşmana karşı hayır istediler
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugün selefi Deniz Baykal'ın memleketi Antalya'daydı
CHP’li kadınların dayak iddiası
3 kadın, AK Partili olduğunu ileri sürdükleri kişinin saldırısına uğrayıp dayak yediklerini söyledi
Yine Vali Krizi
AK Partili milletvekiliyle geldi, CHP'li ve MHP'lilerin elini sıkmadı
Baykal: "Evet çıkarsa Türkiye bölünür"
Deniz Baykal referanduma ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Kemal Sunal'ın Avanak Abdi filmi gerçek oldu
bu yıl 2.’si yapılan Ramazan Etkinlikleri'ne vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor
Bu habere ilk yorumu yapmak için »